Dağlık Karabağ sorunu nedir? | Dağlık Karabağ haritada yeri nerede?

Dağlık Karabağ sorunu nedir? | Dağlık Karabağ haritada yeri nerede?

Dağlık Karabağ sorunu nedir? Bu sorunun yanıtı Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan çatışmaların şiddetlenmesinin ardından merak konusu oldu. Peki Dağlık Karabağ sorunu nedir? | Dağlık Karabağ haritada yeri nerede? İşte detaylar...

Dağlık Karabağ sorunu nedir? Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan çatışmaların büyümesi dolayısıyla bu sorunun yanıtı çok sayıda internet kullanıcısı tarafından merak edildi. Peki Dağlık Karabağ sorunu nedir? | Dağlık Karabağ haritada yeri nerede? Ayrıntılar haberimizde...

DAĞLIK KARABAĞ SORUNU NEDİR?

Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan bu anlaşmazlığı kökeni 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde, Sovyetler Birliği'ni hayatını kaybedene kadar diktatörlükle yöneten Josef Stalin, Azerbaycan sınırları içindeki Dağlık Karabağ’da bir Ermeni özerk bölgesi oluşturmaya karar verdi.

Diktatörlük rejimiyle SSCB'yi yöneten Stalin, farklı bölgelerdeki birçok Ermeni'yi buraya yerleştirdi. Stalin'in bu yanlış politikası 90'lı yılların sonunda patlak verdi.

İlk olarak SSCB zayıflamaya başladı. Ermeniler Karabağ'ın Sovyet Azerbaycan'dan Sovyet Ermenistan'a devredilmesini istediler. Ermeniler ile Azerbaycan Türkleri arasında anlaşmazlık yaşandı. Bu durum kısa sürede çatışmaya döndü. 1990'lı yılların başlarında da geniş çaplı savaşa dönüştü.

Ermeni halkı Rusların desteğini aldı. 1991 yılında Hankendi’ni, 1992 yılında Şuşa ve Hocalı Ermeniler tarafından işgal edildi.

Ermeniler ardından da Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere'yi ele geçirdi.

Ermeniler, 1993 yılında Ağdam'a girdi. Sonrasında da Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerini işgal ettiler.

Ermeniler bu süreçte çok sayıda Azerbaycan Türkünü öldürdü.

Azerbaycan Türklerine katliam uygulayan Ermeniler, Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal etti, 1 milyona yakın Azerbaycan Türkü ise yaşadıkları bölgeleri terk etmek durumunda bırakıldı.

BİŞKEK PROTOKOLÜ NEDİR?

Ermeni Azerbaycan Türklerine yönelik katliamlarının artarak devam etmesi üzerine taraflar 4-5 Mayıs 1994'te Bişkek'te, Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolar Arası Meclisi, Kırgızistan Cumhuriyeti'nin Parlamentosu, Rusya'nın Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle gerçekleştirilen görüşmenin ardından Bişkek Protokolü olarak bilinen ateşkes mutabakatını imzaladı.

Parlamento temsilcileri düzeyinde imzalanan Bişkek Protokolünde, 12 Mayıs 1994 tarihinde tarafların ateşkes ilan ederek karşılıklı saldırı düzenlememesi, askeri güçlerin "alıkonulan bölgeler"den çekilmesini ve altyapının yeniden hizmete sunulmasını, mültecilerin dönmesini sağlayacak mekanizmayı öngören güvenli, hukuksal olanaklarla donatılmış bağlayıcı bir anlaşmanın imzalanmasının sağlanması yönünde mutabakata varıldı.

Belgenin kopyası Bakü'ye gönderildi. Dönemin meclis başkanı 8 Mayıs'ta bazı değişiklikler yapılmasının ardından belgeyi imzaladı. Azerbaycan'ın isteği üzerine, belgede yer alan "alıkonulmuş" ifadesi "işgal edilmiş" olarak değiştirildi.

Protokole göre, kapsamlı bir anlaşma yapılması bekleniyordu ama protokolde bahsi geçen barış anlaşması, yıllar sonra dahi tarafların anlaşamaması sebebiyle yapılamadı.

Bu protokol ile geniş çaplı saldırı ve operasyonlara son verilmesi sağlansa da günümüze kadar geçen 26 senede ateşkes kağıt üzerinde kaldı. Azerbaycan ve Ermenistan çatışmalarda kesin rakam verilemese de sayıları binlerle ifade edilecek kadar oranda askerini kaybetti.

DAĞLIK KARABAĞ SORUNUNA NEDEN ÇÖZÜM BULUNAMADI?

Dağlık Karabağ sorununa "barışçıl" bir çözüm bulunamadı.

24 Mart 1992’de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunu Dağlık karabağ sorununa barışçıl bir çözüm bulunması için oluşturdu.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun eş başkanlıkları Rusya, Fransa ve Amerika Birleşik Devleri tarafından üstlenildi. Dağlık Karabağ sorununu çözmek için oluşturulan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu, bugüne kadar sonuç alamadı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu belli aralıklarla Azerbaycan ve Ermenistan'ı ziyaret ederek, yetkililerle görüşme gerçekleştirdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun eş başkanları yalnızca uyarıda bulunmakla yetindi.

ÇÖZÜMSÜZLÜĞE NASIL KATKI SAĞLANDI?

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun eş başkanlığını yürüten Rusya belirsizlik yaratarak tarafları elinde tutma politikası yürüttü.

1994'te Ermenistan-Azerbaycan'ın imzaladığı ateşkes anlaşmasından önce ve sonra Rusya’nın Ermenistan’ı silahlandırması sürekli gündeme geldi.

Bahsi geçen dönemde Rusya, Ermenistan’a silah hibe etti ya da kredi ayırarak Rusya iç piyasası fiyatından sattı. 1997'de Rusya Federasyonu Federal Meclisinin alt kanadı Devlet Duma’sının Savunma Komisyonu Başkanı Lev Rokhlin’in hazırladığı raporla, 1993-1996 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 1 milyar dolarlık silah hibe ettiği ortaya gün yüzüne çıktı. 2008'de de Rusya’nın Ermenistan’a 800 milyon dolarlık silah hibe ettiği ortaya çıktı. Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, bu yıl Temmuz'da gerçekleştirilen Tovuz saldırılarının ardından 19 Ağustos’ta basın açıklaması yaptı. 2010-2018 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 50 bin tondan daha çok silah gönderdiği belirtildi. Azerbaycan ve Ermenistan arasında 2015'te imzalanan kredi anlaşması ile Rusya silah alması için Ermenistan’a 200 milyon dolar kredi ayırmış ve bu kredi çerçevesinde Ermenistan Rusya’dan iç piyasa fiyatından silah almıştı.

2016 yılında ise cephe hattında gerçekleşen 4 günlük çatışma sonucunda Azerbaycan’ın bazı stratejik yüksekliklerini işgalden kurtarmasının ardından Rusya Ermenistan’a İskender-M füzelerini yerleştirdi.

TÜRKİYE'NİN BAĞLIK KARABAĞ MESELESİNDEKİ TUTUMU

Türkiye, Kafkasya’yı ve yakın coğrafyayı derinden etkileyen krizin yaşandığı ilk günden bu yana, uluslararası hukuk kuralları ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları gereği Azerbaycan'ın tutumunu destekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dahil olmak üzere Türk yetkililer, katıldıkları uluslararası toplantılarda Ermenistan'a işgale son vermesi konusunda çağrıda bulundular. Ankara yönetimi tarafından Azerbaycan topraklarının işgali sona ermedikçe Ermenistan ile diplomatik ilişki kurulmayacağı birçok kez ifade edildi. Türkiye, her platformda, Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Azerbaycan’ın kabulünün kendisinin de kabulü olduğunu belirtti.

DAĞLIK KARABAĞ SORUNUNDA TARAFLARIN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?

Yaklaşık 30 sene devam eden işgaline ilişkin Ermenistan, Azerbaycan topraklarında kurduğu sözde cumhuriyeti hiçbir ülke ve uluslararası kuruluş tanımadı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bu süreçte, Ermenilerin işgal ettiği bölgeleri hemen boşaltmasını içeren dört karar kabul etti fakat Erivan yönetimi bu kararlara uymadı.

Ermeni askerlerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmedikçe Azerbaycan tarafı, çözüm sürecinin başlaması için adım atmayacak. Azerbaycan, Dağlık Karabağ'a yüksek statülü özerklik vadediyor. Ermenistan ise Dağlık Karabağ'ın  Azerbaycan'dan ayrılarak bağımsız olmasını istiyor.

Dağlık Karabağ sorunu nedir? | Dağlık Karabağ haritada yeri nerede?

DAĞLIK KARBAĞ HARİTADA NEREDEDİR?

Dağlık Karabağ, Güney Kafkasya'da hukuken Azerbaycan'a bağlıdır. ancak de facto olarak hiçbir ülke tarafından tanınmayan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin egemenliği altında bulunan bölgedir.

AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN SAVAŞININ NEDENİ

Azerbaycan ve Ermenistan'ın savaş halinde olmasının nedeni Ermenistan'a ait askeri güçleri tarafından dün sabah saatlerinde Azerbaycan Türklerine ait yerleşim birimlerine ateş açılmasıdır. 

Ermenistan'ın saldırısı sonucunda 5 Azeri Türkü öldü, 19 kişi ise yaralandı. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, saldırı sonrası yaptığı açıklamada, "Ermenistan'ın başlattığı saldırı neticesinde şehit ve yaralılarımız var. Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik." ifadelerini kullandı.

Aliyev, "Temmuzda Ermenistan-Azerbaycan devlet sınırında, Tovuz istikametinde, yeniden top ateşleri neticesinde sivillerimiz ve bir hane zarar görmüştür. Bu Ermeni faşizminin gelecekteki göstergesidir." dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.