Türkiye'de futbol kulüpleri neden başarısız? Futbol kulüpleri iflasın eşiğine nasıl geldiler?

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de spor dallarının arasında en çok sevilen futbol,büyük paraların döndüğü ve birçok taraftara sahip bir sektördür.Türkiye, futbolda bir türlü başarı elde edilemiyor. Hatta yıllarca yapılan yanlışlarından sonra  büyük futbol kulüpleri iflasın eşiğine gelmiş durumdalar.

Türkiye'de futbolda yıllardır içeride şampiyonluklara ambargo koyan dört büyük kulüplerden Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor ligde şampiyonluklar yaşayarak taraftarlarının ağızlarına biraz bal çalarken Avrupa'da çıktıkları resmi maçlarda adı sanı duyulmamış takımlara 1. turlarda elenerek hüsrana uğrattılar. 

Yıllardır alınan bu sonuçların ardında futbola gönül vermiş, kar kış demeden cefakarca takımlarına destek vermiş taraftarlar bu sonuçların ardından hep birbirlerine şu soruyu sorar durular: 

"Türk futbolu neden hep başarısız, futbol kulüpleri nasıl oldu da özellikle büyük kulüpler iflasın eşiğine geldiler? 

Bence bu soruların 4 temel esas cevabı var:

1- Futboldan anlamayan iş adamlarının kulüplerde başkan ve yönetici olmaları. 

2- Futbolu bilen kulüplerin alt yapısından başlayıp zirvede bitiren futbol adamlarının kulüplerin başında ve yönetiminde olmamaları.

3-Kulüplerin  şirket statüsünde değilde dernek statüsünde yönetilmesi.

4-Para kazanma hırsına bürünen  menajerlerin kulüplerin üzerine kara bulut gibi çöküp kulüp başkanı, teknik direktör gibi kulüpleri istediği gibi yönetmeleri.

Şimdi saydığım bu dört maddeyi kısaca açalım.

FUTBOLDAN ANLAMAYAN YÖNETİCİLER 

Türkiye'de alışılagelmiş bir durum var özellikle şehir takımlarında algı şu oluyor: "Kardeşim takımın başına o şehrin en zengin iş adamını getirelim, parasıyla gelsin takımı kurtarsın" Peki sonuç ne oluyor?  Futboldan anlamayan zengin başkan etrafındaki birkaç kişinin akıl ve öğütleriyle bir şeyler yapmaya çalışıyor ancak futboldan gelmediği için futbolun sorunların bilmediği için başarısız olup aksine kulübü dahada çok borca sokarak çekip gidiyor. Kısacası futboldan anlamayan iş insanın bilmediği bir alanda başarılı olma şansı yok

FUTBOLU BİLEN, ALT YAPIDAN YETİŞEN YÖNETİCİLERİN OLMASI

Futboldan anlamayan iş insanlarının dışında futbolun altyapısından yetişen ve zirve yapan tecrübe edinen futbol adamları kulüplerin başkanlıklarına ve yönetimlerine getirilirse o insanlar futbol ile ilgi tüm sorunların ne olduğunu daha önce yaşayarak bildikleri için yönetici olduklarında o sorunları  tecrübesiyle daha akıllıca çözecek, daha başarılı olacaktır.

KULÜPLERİN DERNEK STATÜSÜNDE YÖNETİLMESİ

Futbol Federasyonuna bağlı kulüplerin çoğu dernekler kanununa göre yönetiliyor. Dernekler kanununa göre siz görev yaptığınız süre içinde derneği ne kadar zarara uğratırsanız uğratın görev sonundaki kongrede, Mali Genel Kurulu onaylamasına katılan üyelerin çoğunluğu ile mali durumuz ibra ediliyor. Bir başka tabirle kulübü uğrattığınız zarar kabul ediliyor. Hatta dava yolu bile kapalı olmak şartıyla elinizi kolunuzu sallayarak çekip gidiyorsunuz. Oysa kulüp şirket statüsünde yönetilse, mali açıdan gelir - gider , zarar - kar hesaplanarak devlet yetkililerinin denetimine açık olacak. Böylece başkan ve yöneticiler öyle kongrede bir kaç kişinin el kaldırmasıyla elini kolunu sallayarak çekip gidemeyecek , devlete ve mahkemelerine hesabını verecek. Veya şöyle bir kanun çıksa göreve gelen kulüp başkanları ve yöneticileri görev süresi sonunda kulubü uğrattıkları zarar miktarı kendilerinden alınsa, kulübü bu şekilde borca sokabilirlermiydi? Tabikide sokamazlardı.

PARA HIRSIYLA KULÜPLERİN ÜZERİNE ÇULLANAN MENAJERLER 

Türkiye'de hangi futbol kulübene giderseniz gidin o kulübü avucun içine almış adeta başkanı,  teknik direktörü gibi bir kaç menajerle karşılaşırsınız. 

Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi başta da dediğimiz gibi futbolu bilmeyen futboldan anlamayan iş insanlarının kulübe başkan ve yönetici seçildikleri andan itibaren adeta bu işin kurdu olan birkaç menajerin eline düşmesi. 

Bu menajerler öyle kudretli ki bazen o kulübün başkanı hatta teknik direktörleri oluyorlar. Bu menajerler çalıştıkları kulübe başkan gibi davranarak transfer dönemlerinde onlarca adam gönderir, onlarca yeni adam alır, gidenlerden ve gelenlerden para kazanırlar. Bir de en ilginci takımın teknik direktörleri olurlar  takıma getirdiği futbolcuları takımın başkanıyla arası iyi olduğu için teknik direktöre baskı yaparak kendi menejerliğini yaptığı futbolcuyu ilk on birde oynatmak ister. Böylece  futbolcusunun piyasasını yükselterek bir sonraki satıştan daha fazla para kazanmanın hesabını yaparlar. 

Sonuç olarak külüp başkanları ve yöneticileri futbolun içinden gelmezse, kulüp yöenetimine futbolun içinden gelen futbol adamlarıyla yönetilmesse, kulüpler dernekler kanunu staüsünde değil şirket statüsünde yönetilmesse en önemlisi menejerlerin futbol külüp ve futbolcu ilişkilerinde kanunu bir düzenlemeye gidilmesse  Türk futbolunun başarılı olması, kulüplerin iflasın eşiğinden kurtulması imkansızdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar